top of page

Çocuğunuz İçin Uygun Floortime Terapisi Nasıl Seçilir

Yazarın fotoğrafı: Seyit Arzum Kömürcü
Seyit Arzum Kömürcü
32 dakika önce
6 dakikada okunur

Bir terapiye başlamak çoğu aile için “doğru kişiyi bulma” meselesinden daha fazlasıdır. Çocuğunuzun mizacını anlayan, oyununa gerçekten katılan, aileyi sürecin parçası yapan ve hedefleri çocuğun gelişim basamaklarına göre kuran bir yaklaşım ararsınız. Floortime terapisi de tam burada devreye girer.


Floortime, çocuğun ilgisini takip ederek ilişki, iletişim, duygu düzenleme ve problem çözme becerilerini desteklemeye odaklanan gelişimsel bir yaklaşımdır. Özellikle otizm spektrumundaki çocuklar, iletişim gecikmesi yaşayan çocuklar, duyusal hassasiyetleri olan çocuklar veya sosyal etkileşimde zorlanan çocuklar için gündeme gelebilir. Yine de her çocuk farklıdır. Bu yüzden uygun terapiyi seçerken yalnızca yöntemin adını değil, yöntemin nasıl uygulandığını da değerlendirmek gerekir.


Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, tedavi planı veya bireysel terapi kararı için çocuk psikiyatristi, çocuk gelişim uzmanı, ergoterapist, dil ve konuşma terapisti veya ilgili sağlık profesyonellerinden destek alınmalıdır.


Eye-level view of a child and caregiver playing with wooden blocks on a soft rug.
Floortime sürecinde oyun, çocuğun dünyasına açılan en doğal kapıdır.

Floortime terapisinin temelini anlamadan seçim yapmak zorlaşır


Floortime, sıkça “yerde oyun oynama terapisi” gibi algılanır. Oysa yaklaşım bundan daha kapsamlıdır. Temel fikir, çocuğun gelişim düzeyini, duyusal özelliklerini, duygusal ihtiyaçlarını ve ilişki kurma biçimini birlikte ele almaktır.


Bu yaklaşımda terapist çocuğa dışarıdan sürekli yönerge vermek yerine çocuğun ilgisini izler. Çocuk arabaları sıraya diziyorsa, terapist bu davranışı hemen durdurmaya çalışmaz. Oyuna katılır, anlamaya çalışır ve küçük sosyal etkileşim kapıları açar. Örneğin arabayı nazikçe yolun üzerine koyar, çocuğun bakışını bekler, bir ses çıkarır veya “Benim arabam nereye gitsin?” gibi basit bir etkileşim başlatır.


Amaç çocuğu zorla “doğru oyuna” sokmak değildir. Amaç, çocuğun başlattığı ilgiyi ilişki kurmak için kullanmaktır.


Floortime sürecinde sık çalışılan alanlar şunlardır:


  • Duygu düzenleme

    Çocuğun sakinleşme, dikkatini sürdürme ve çevreyle bağlantıda kalma becerileri desteklenir.


  • Karşılıklı etkileşim

    Bakış, jest, ses, sıra alma ve ortak dikkat gibi beceriler oyun içinde güçlenir.


  • Anlamlı iletişim

    Çocuk sözel ya da sözel olmayan yollarla isteklerini, duygularını ve fikirlerini ifade etmeye teşvik edilir.


  • Esnek düşünme

    Oyunun değişmesi, yeni fikirlerin eklenmesi ve küçük problemlerle baş etme çalışılır.


  • Aile katılımı

    Terapi yalnızca seans odasında kalmaz. Evde, parkta, banyoda, yemek saatinde ve günlük rutinlerde devam eder.


Bu noktada kritik soru şudur: Seçtiğiniz uzman gerçekten Floortime mantığıyla mı çalışıyor, yoksa oyunu yalnızca ödül ya da mola gibi mi kullanıyor?


Çocuğunuzun ihtiyaçları doğru değerlendirilmeli


Uygun Floortime terapisi seçimi, çocuğun güçlü yanlarını ve zorlandığı alanları tanımakla başlar. Aynı tanıyı alan iki çocuk bile çok farklı desteklere ihtiyaç duyabilir.


Bir çocuk seslere karşı çok hassas olabilir, kalabalık ortamda çabuk yorulabilir ve seansa başlamadan önce sakinleşmeye ihtiyaç duyabilir. Başka bir çocuk sürekli hareket etmek isteyebilir, derin basınç arayabilir ve yerde oturarak yapılan etkinliklere uzun süre katılamayabilir. Bir diğeri kelime kullanıyor olabilir ama karşılıklı sohbet kurmakta zorlanabilir.


Bu yüzden iyi bir başlangıç değerlendirmesi yalnızca “çocuk ne yapamıyor?” sorusuna bakmaz. Şu sorular da önemlidir:


  • Çocuk hangi oyunlara ilgi duyuyor?

  • Hangi durumlarda daha çok iletişim kuruyor?

  • Ne zaman içine kapanıyor veya zorlanıyor?

  • Duyusal olarak nelerden hoşlanıyor, nelerden rahatsız oluyor?

  • Yetişkinle etkileşim kurmak için hangi yolları kullanıyor?

  • Aile günlük yaşamda en çok nerede zorlanıyor?

  • Çocuğun regülasyonunu destekleyen rutinler neler?


Çocuğunuz İçin Uygun Floortime Terapisi Nasıl Seçilir sorusunun yanıtı, bu değerlendirme yapılmadan netleşmez. Çünkü terapi planı çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, duyusal profiline, iletişim becerilerine ve aile düzenine göre şekillenmelidir.


Bir uzmanın ilk görüşmede yalnızca tanıya odaklanması yeterli değildir. Çocuğu gözlemlemesi, aileden detaylı bilgi alması, gerekirse farklı uzmanlarla iş birliği önermesi beklenir. Floortime yaklaşımı çoğu zaman dil ve konuşma terapisi, ergoterapi, özel eğitim veya psikolojik destekle birlikte yürütülebilir. Burada önemli olan, tüm çalışmaların çocuğun ihtiyacına uygun bir bütünlük içinde ilerlemesidir.


Terapist seçerken bakılması gereken işaretler vardır


Floortime terapisi kişiye bağlı bir yaklaşımdır. Aynı yöntem adı altında çok farklı uygulamalarla karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle terapist seçerken bazı net ölçütlere bakmak işe yarar.


Eğitim ve deneyim açıkça konuşulmalı


Terapistin Floortime ya da DIR yaklaşımıyla ilgili aldığı eğitimleri sormak doğaldır. Hangi düzeyde eğitim aldığı, ne kadar süredir bu yaklaşımla çalıştığı, hangi yaş gruplarıyla deneyimi olduğu ve süpervizyon alıp almadığı önemlidir.


Bu soruları sormak terapiste güvensizlik anlamına gelmez. Aksine çocuğunuz için bilinçli seçim yapmanın bir parçasıdır. İyi bir uzman, eğitim ve deneyimini anlaşılır biçimde anlatır. Her şeyi bildiğini iddia etmek yerine gerektiğinde başka uzmanlarla iş birliği yapmaktan çekinmez.


Seans çocuğun hızına göre ilerlemeli


Floortime seansında terapist aktif olmalıdır ama baskın olmamalıdır. Çocuğun ilgisini takip eder, etkileşimi canlı tutar, oyuna yeni fikirler ekler ve gerektiğinde aileye model olur.


Seans boyunca çocuktan sürekli komutlara uyması bekleniyorsa, oyun çocuğun ilgisinden kopuk ilerliyorsa veya çocuk sık sık zorlanıp ilişkiden uzaklaşıyorsa bu durum değerlendirilmelidir. Floortime çocuğu tamamen serbest bırakmak anlamına gelmez. Yine de müdahaleler çocuğun duygusal güvenliğini ve ilişki kurma isteğini korumalıdır.


Aileye açıklama yapılmalı


İyi bir Floortime sürecinde aile sadece bekleme salonunda kalmaz. Terapist, seansın neden böyle ilerlediğini açıklar. “Bugün arabaları kullanarak sıra alma çalıştık” ya da “Beden hareketleriyle regülasyonunu destekledik, sonra kısa bir karşılıklı oyun kurabildik” gibi somut geri bildirimler verir.


Aileye evde uygulanabilir küçük öneriler sunulması da değerlidir. Bu öneriler uzun ve karmaşık olmak zorunda değildir. Örneğin:


  • Banyoda köpüklerle karşılıklı sıra alma oyunu kurmak

  • Yemek sırasında çocuğun işaret, bakış veya sesle talep etmesini beklemek

  • Parkta salıncağı durdurup çocuğun tekrar başlatma isteğini ifade etmesine fırsat vermek

  • Sevdiği oyuncağa küçük bir engel koyarak problem çözme başlatmak


Bu tür öneriler günlük hayatın içine girdiğinde terapi daha anlamlı hale gelir.


Close-up of small hands reaching for toy animals during a floor play activity.
Küçük oyun anları, iletişim için güçlü fırsatlar yaratabilir.

Terapi planı hedefli ama esnek olmalı


Floortime terapisinde hedefler çocuğun gelişim basamaklarına göre belirlenir. Yalnızca “daha çok konuşsun” ya da “daha uzun otursun” gibi genel hedefler yeterli değildir. Bunun yerine hedeflerin ilişki, iletişim ve duygu düzenleme açısından anlamlı olması gerekir.


Daha iyi hedef örnekleri şöyle olabilir:


  • Çocuk sevdiği oyunda yetişkinle birkaç tur karşılıklı etkileşimi sürdürebilsin.

  • Zorlandığında ağlama ya da kaçma yerine destekle birlikte basit bir talep iletebilsin.

  • Ortak dikkati kısa süre de olsa paylaşabilsin.

  • Oyuna yetişkinin eklediği küçük bir değişikliği tolere edebilsin.

  • Sözel olmayan iletişim yollarını daha amaçlı kullanabilsin.


Bu hedefler netleştiğinde ilerlemeyi takip etmek kolaylaşır. Aile de “Seanslar işe yarıyor mu?” sorusuna daha somut yanıt bulur.


Yine de esneklik şarttır. Çocuk bazı dönemlerde hızlı ilerler, bazı dönemlerde duraklar. Uyku düzeni, hastalıklar, okul başlangıcı, kardeş doğumu, taşınma, duyusal yüklenme veya ailedeki stres çocuğun katılımını etkileyebilir. İyi bir terapist bu değişimleri görür ve planı buna göre ayarlar.


Seans sıklığı tek başına başarıyı belirlemez


Aileler sık sık “Haftada kaç seans olmalı?” diye sorar. Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Çocuğun ihtiyacı, aile rutini, diğer terapiler, okul düzeni ve evde uygulama imkânı birlikte değerlendirilmelidir.


Bazı çocuklar düzenli haftalık seanslardan fayda görür. Bazı durumlarda daha yoğun bir program gerekebilir. Kimi aileler içinse terapist rehberliğinde ev içi uygulamaların güçlendirilmesi daha gerçekçi olur.


Burada önemli olan yalnızca seans sayısı değildir. Seans kalitesi, aile katılımı, hedeflerin netliği ve çocuğun günlük yaşamına taşınan küçük etkileşimler en az sıklık kadar belirleyicidir.


Ev çalışmaları gerçekçi olmalı


Aileye “Her gün bir saat özel çalışma yapın” demek her zaman uygulanabilir değildir. Evde kardeşler, iş düzeni, okul, yemek, uyku ve bakım rutinleri vardır. Bu nedenle ev önerileri aile yaşamına uyum sağlamalıdır.


İyi bir ev planı şöyle görünür:


  • Kısa sürer.

  • Günlük rutine eklenir.

  • Çocuğun sevdiği şeylerden başlar.

  • Aileye suçluluk yüklemez.

  • Zorlandığında alternatif sunar.


Beş dakikalık nitelikli bir oyun anı, aceleyle yapılan uzun bir çalışmadan daha etkili olabilir. Önemli olan çocuğun ilişki içinde kalması ve aileyle keyifli bir bağ kurmasıdır.


Uyarı işaretlerini fark etmek seçim sürecini kolaylaştırır


Her terapi deneyimi aynı kalitede olmayabilir. Bazı durumlar aile için uyarı niteliği taşır. Bunları erken fark etmek, çocuğun ihtiyacına daha uygun destek bulmayı kolaylaştırır.


Dikkat edilmesi gereken işaretler şunlardır:


  • Terapist değerlendirme yapmadan standart bir program öneriyorsa

  • Çocuğun ilgileri ve duyusal özellikleri dikkate alınmıyorsa

  • Aileye düzenli geri bildirim verilmiyorsa

  • Seans boyunca çocuk sürekli ağlıyor, kaçıyor veya donup kalıyorsa ve bu durum açıklanmıyorsa

  • Hedefler belirsiz kalıyorsa

  • “Kesin sonuç” ya da “hızlı çözüm” vaat ediliyorsa

  • Diğer uzmanlarla iş birliği reddediliyorsa

  • Ailenin soruları geçiştiriliyorsa


Hiçbir terapi yöntemi her çocuk için aynı sonucu vermez. Floortime da bir “mucize çözüm” değildir. Etkili olabilmesi için çocuğun profiline uygun uygulanması, aileyle iş birliği kurulması ve süreç boyunca değişen ihtiyaçların izlenmesi gerekir.


Terapiyi değerlendirirken yalnızca çocuğun yeni beceri kazanıp kazanmadığına bakmayın. Şunlara da dikkat edin:


  • Çocuk terapistle daha güvenli ilişki kuruyor mu?

  • Oyunda karşılıklı anlar artıyor mu?

  • Zorlandığında daha kolay toparlanıyor mu?

  • Aile çocuğun sinyallerini daha iyi okuyabiliyor mu?

  • Günlük hayatta küçük iletişim fırsatları çoğalıyor mu?


Bu gelişmeler bazen kelime sayısından daha anlamlıdır. Çünkü iletişim, önce ilişki içinde güçlenir.


Doğru seçim çocuğunuzun dünyasına saygıyla başlar


Floortime terapisi seçerken amaç yalnızca iyi bir merkez veya deneyimli bir uzman bulmak değildir. Asıl amaç, çocuğunuzun dünyasını merak eden, onun duygusal güvenliğini önemseyen, aileyi sürecin doğal bir parçası yapan ve gelişimi oyunla destekleyen bir yol bulmaktır.


Başlamadan önce birkaç uzmanla görüşmek, sorular hazırlamak ve ilk seansları dikkatle gözlemlemek faydalı olur. Terapistin yaklaşımı kadar sizin kendinizi süreçte nasıl hissettiğiniz de önemlidir. Anlaşılıyor musunuz? Sorularınıza yanıt alıyor musunuz? Çocuğunuzun tepkileri ciddiye alınıyor mu? Evde ne yapacağınızı biliyor musunuz?


Doğru Floortime süreci, çocuğun ilgisini küçümsemez. Oyunu basit bir ödül gibi görmez. Aileyi yalnız bırakmaz. Çocuğun gelişimini zorlayarak değil, ilişki kurarak destekler.


Bir sonraki adım olarak çocuğunuzun günlük yaşamındaki en güçlü bağlantı anlarını not edin. Hangi oyunda gülüyor, ne zaman göz teması kuruyor, hangi rutinde daha çok ses çıkarıyor, nerede zorlanıyor? Bu gözlemler, uygun terapisti seçerken en değerli rehberlerden biri olur.


 
 
 

Yorumlar


Post: Blog2_Post

Subscribe Form

Thanks for submitting!

05334038077

  • Instagram

©2019 by SEYİT HAN KÖMÜRCÜ

bottom of page